Ana içeriğe atla

BALKONDA TARIM


İki senedir balkonda bir şeyler yetiştirmeye çalışıyorum. Amacım aile bütçesine katkıda bulunmak falan değil. Evde yaşayan büyüyen bitkilerim olması fikrinden çok hoşlanıyorum.

Bu sene balkonda tarım olayındaki üçüncü senem. Sizi bilmiyorum ama ben şehir çocuğu olarak büyüdüm apartman aralarındaki boş kalan arsalarda oynadım. Annem dalga geçer bizimle ''Bizim çocuklar eline toprak değse pis oldu zanneder'' diyerek.

İlk sene domates yetiştirmeyi deneyeyim dedim yalnız balkona çıkarmadım. Arılar ile tanışamadığından döllenip domates veremedi zavallıcık. İçerde olduğu için ölmedi de ertesi sene sıkıldım bir işede yaramıyorsun domates de vermiyorsun diye kızıp zavallı domatesi balkona atıverdim. Bana inat nasıl coştu çiçek açtı domatesler verdi .İnanılmaz lezzetli.

İnsan kendisi bir ürün yetiştirince inanılmaz mutlu oluyor. Hormonsuz olduğundan yüzde yüz eminim. İnsanın içi rahatlıyor. Balkonda yeşilliğin oluyor sulamak için balkona çıkmak gerekiyor emek verdiği şeyi seviyor insan.

İkinci sene işi biraz daha büyüttüm biberler ektim. salatalık ektim. Pazardan ekilmiş saksıda çilekler aldım. Fesleğen,reyhan,biberiye aldım.

Bu sene de birşeyler ektim. Tere otu,fesleğen,kekik ve domates. Geçen cuma diktim saksılara. Tohum paketinin üzerinde 18-20 günde çimlenir diye yazıyor.

Büyük bir heyecan ile çimlenmelerini bekliyorum. Bu sene otlar var balkonumda. Bir iki haftaya kadar pazarlarda fideler satılmaya başlar.

Bulabilirsem çilek ve biberiye almak istiyorum.Tıpkı hayvanlar gibi bitkilerde sizi mutlu edebiliyor. Ben kendi ürünlerimi yetiştirmekten çok mutluyum.Sizlere de tavsiye ederim.

Sadece yenebilecek şeyler yetiştirmiyorum. Evde bir çok menekşem ve ağaç büyüklüğünde bir de kauçuğum var.

Yorumlar

  1. balkonda tarım olayı inanılmaz zevkli bir şey gerçekten. her allahın günü ne kadar büyüdüklerini kontrol etmek, kurumasınlar diye telaşlanmak, başlarını topraktan çıkardıkları zaman ki his... güzel şeyler bunlar.

    eh tabi biraz çaresizlik aslında. gri binaların arasında yeşile hasret tipler olarak her saksıya hatta sebze kasalarına bir şeyler ekmek ve onlarla ilgilenmek bir tutam yeşile muhtaç bünyenin iç burkan çaresizliği.

    YanıtlaSil
  2. Tam öyle değil yaa. Asıl mesele yeşile hasretten çok bence toprağa elimizi değdirip elektrik boşaltmak :))
    oldukça yeşil bir sitede yaşıyorum yeşile hasretlik meselesi değil bu. Üretmek istemek.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

PROZAC GÜNLÜĞÜ

pmdd için yani `premenstrual disforik bozukluk` için 20mg olanını doktorların verdiği ilaç. kullanımı ise regl den 14 gün önce her sabah alınır regl başlayana kadar devam edilir regl başlayınca ara verilir ve yine bir sonraki pmdd krizi öncesi 14 gün alınır. bir deneyeceğim bakalım ağlama krizlerimi çözebiliyorsa ömür boyu bir beraberlik kurabiliriz.

 http://www.pmscomfort.com/pms-pmdd-symptoms/prozac-sarafem-zoloft-pmdd-medication-drugs-for-pms.aspx http://www.dailymail.co.uk/health/article-4299/Can-Prozac-beat-PMS.html 09/11/2014


edit: 4. gün ilk gün hissettiğim iştahsızlık hala devam ediyor ama yemek yemeğe çalışıyorum. susuzluk o kadar çok değil ama yine var. ilk gün feci baş ağrıları da vardı o şimdi yok. çevremdeki insanlar aşırı sinirli de ben sakinmişim gibi geliyor. kendimi gülümserken yakalıyorum nedensiz. enerji düzeyim arttı ama regl bitti diye olabilir ondan emin değilim. sadece evi toplamaya başladım o biraz acayip geliyor. film izlemek zor geliyor. odaklana…

DR. PERRICONE DEN GÜZELLİK VE SAĞLIK SIRLARI

Kitapçı gezmeyi çok seviyorum. Dr.Perricone ile de Remzi Kitabevinde dolaşırken tanıştım. Tabi ki kendisi ile değil kitabı ve söyledikleriyle tanıştım :)


Temel olarak hücre iltihaplanmasının yaşlanmaya neden olduğuna inanıyor Dr.Perricone. Bu iltihaplanmayı azaltmak ve engellemek genç kalmayı ve sağlıklı olmayı sağlayacak. Yani tüm hücreleriniz sağlıklı ise sizde genç ve güzelsiniz. Güzellik içten gelen bir ışıltı.(Hala kremlerede inanıyorum ama sağlıksız bir bedene hiç bir kremin iyi geleceğini düşünmüyorum.)

Hollywood’da oldukça popüler bir doktor Dr.Perricone hayranları arasında Cate Blanchett, Kim Cattrall, Uma Thurman ve Julia Roberts' ı sayabiliriz.

Sizlerle de bilgilerimi paylaşayım istedim. Beni tanıyanlar bilir 140 yaşına kadar sağlıklı ve güzel yaşamayı ve yaşlanmayı planlıyorum. Bu yazıda Perricorne’dan öğrendiklerimi çok özet bir halde sizler ile paylaşacağım.





DR. PERRICONE’UN YAŞLANMANIN EFLAMATUAR TEORİSİ


1-SERBEST RADİKAL HASARI + ENFLAMASYON = HÜCRE BOZULMASI = YAŞLAN…

Fitness maceram

Mayıs ayının ilk haftası fitness a başlamaya karar verdim. Amacım en az bir sene haftada 3 gün spor yapmaya odaklanmak ve tam bir sene sonra hedeflediğim görüntüye ulaşmak idi. Dana öncesinde aerobik,neopilates, yoga gibi şeyler denemiştim ama bunları evde tek başıma yapıyordum. İlk defa bir salona yazıldım. Aradan 5 ay geçmiş, ben, ısrar ve inat ile gitmeye devam ediyorum.





Benim ilk anda farkettiğim yararlarına gelecek olursak. Salona gitmek sosyalleşmeyi sağlıyor. Ortamda hem dostluk hem de hafif bir rekabet havası var. Ramazan döneminde salona gittiğimde, kimi zaman benden başkası olmuyordu. Salon tamamen bana kalmış gibi hissediyordum. Bu motivasyonu arttıran bir öge değilmiş meğerse. Diğer arkadaşlarımı görüp birlikte spor yapmak, aralarda kısa sohbetler etmek çok daha eğlenceli hale getiriyormuş.



İnsan tek başına olunca kendi sınırlarını o kadar da zorlamıyormuş.Salonda rekabet insanı geliştiren bir durummuş. Salon, aletler,arkadaşlar,sauna gibi unsurlar evet güzel ama asıl m…