Ana içeriğe atla

Tartıdakini aynada görememek

Dostlar, romalılar,

Uzunca bir döneme yaydığım zayıflama sürecinde, sonlara yaklaşmış bulunmakta olduğum şu günlerde, kendimde ve çok yakın bi dostumda gözlemlediğim bir sendromdan bahsetmek istiyorum;
Bu sendromu kısaca "tartıdakini aynada görememek" olarak tanımladım ben :)


Adından da anlayabileceğiniz gibi, bir çeşit algı yanılsamasından bahsediyorum. Örneğin 1.70 boya sahip olan ben kişisi, yumurtalıklarımdaki bir problemin, vücudumdaki insülin direnci bozmasının da etkisiyle 82 kiloya kadar çıkmıştım 1,5 sene kadar önce... Bu geçtiğimiz 1,5 senelik süreçte ise yavaş yavaş 23 kilo verdim ve şu an 59 kiloyum.

Fısssssstık gibi hissetmem lazım değil mi? :)
Hayır işte, tam tersi...

İşte size sendrom!

Aynaya baktığımda, kesinlikle öngörülebilecek mutluluğu ve tatmini yaşayamıyorum!
Daha 1 sene önce, 65 kiloya düşmenin hayalleriyle yanarken; 60'ın hayalini bile kuramazken, şu an nedense aklım hep 55'te!
55 kiloya düşünce, onu da beğenmemekten ciddi ciddi endişe duymaya başladım açıkçası...

Yakın bir arkadaşımda ise gene benzer bişey yaşanıyor şu an. 68 kiloyken diyete girip hedefini 55 belleyen bu arkadaşım, 55'le yetinemedi.
Şu an 53 kiloya inmiş olmasına rağmen, "kendini beğenememe"nin dikenli kollarında, diyet yolculuğunu son hızla sürdürüyor.
Yeni hedefi 50 kilo olmak!

Biraz araştırdığımda, psikoloji tabelalarının "anorexia nervosa" adlı rahatsızlığı gösterdiğini gördüm bizimkine yakın durumlar için. Bu rahatsızlığın başlıca belirtileri olarak verilen dört kalem, durumu daha da netleştirecektir;

  • Kişinin normal kilosunu kabul etmemesi
  • Kilo almaktan ve şişmanlamaktan aşırı korku duyma
  • Beden algısında bozukluk gözlenmesi
  • En az 3 ay menstürasyon görmemesi

Bu süreçlerin ve rahatsızlığın bir adım ötesinde ise, çok daha ciddi sorunlara sebep olabilen, hatta erken yaşta ölümle kucaklaştırabilen "blumia nervosa" bekliyor bazılarını maalesef...

Şükür ki, ben de arkadaşım da bunların yakınında değiliz. En azından şu an için... :)

Sık sık çeşitli bahanelerle (PMS, stres abur cuburları, vs) yaptığımız kaçamaklar bile, bir anoreksik veya bulimik olamayacağımzın "anıt gibi" bir kanıtıdır!

Ama şu da bir gerçek ki, bu tip hastalık tehlikelerinin hepsi, en başta "beden algısında oluşan bozukluk"la selam ediyor insan hayatına.

Velhasıl-kelam "dur noktası"nı bilmek ve en önemlisi tadında bırakmayı başarabilmek gerekli...
Yeme eylemimizde de;
yememe eylemimizde de...

Yorumlar

  1. Bence bu daha cok buraya kadar geldim bundan sonrasini da yapabilrim sendromu:))) BRAVVVVVVOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOO

    YanıtlaSil
  2. pelin seni yiriz!!!!

    hiçbir diyet duramaz seni yimemimizin önünde!!!!!!!!
    :)))))))))))))))

    YanıtlaSil
  3. ben sonucu gördüm gayet başarılı :)
    millet hatunu gösterip rus mu diye soruyordu birbirine :)))
    ne rus'u izmirli ayol :)

    YanıtlaSil
  4. ehehehe

    "100 dolar, duj dahil!"
    :))))))))

    YanıtlaSil
  5. Tebrikler! Nasıl yaptığınızı da paylaşsanız, biz kilo verme sürecindeki kişilere moral olsa fena mı olur :))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

PROZAC GÜNLÜĞÜ

pmdd için yani `premenstrual disforik bozukluk` için 20mg olanını doktorların verdiği ilaç. kullanımı ise regl den 14 gün önce her sabah alınır regl başlayana kadar devam edilir regl başlayınca ara verilir ve yine bir sonraki pmdd krizi öncesi 14 gün alınır. bir deneyeceğim bakalım ağlama krizlerimi çözebiliyorsa ömür boyu bir beraberlik kurabiliriz.

 http://www.pmscomfort.com/pms-pmdd-symptoms/prozac-sarafem-zoloft-pmdd-medication-drugs-for-pms.aspx http://www.dailymail.co.uk/health/article-4299/Can-Prozac-beat-PMS.html 09/11/2014


edit: 4. gün ilk gün hissettiğim iştahsızlık hala devam ediyor ama yemek yemeğe çalışıyorum. susuzluk o kadar çok değil ama yine var. ilk gün feci baş ağrıları da vardı o şimdi yok. çevremdeki insanlar aşırı sinirli de ben sakinmişim gibi geliyor. kendimi gülümserken yakalıyorum nedensiz. enerji düzeyim arttı ama regl bitti diye olabilir ondan emin değilim. sadece evi toplamaya başladım o biraz acayip geliyor. film izlemek zor geliyor. odaklana…

DR. PERRICONE DEN GÜZELLİK VE SAĞLIK SIRLARI

Kitapçı gezmeyi çok seviyorum. Dr.Perricone ile de Remzi Kitabevinde dolaşırken tanıştım. Tabi ki kendisi ile değil kitabı ve söyledikleriyle tanıştım :)


Temel olarak hücre iltihaplanmasının yaşlanmaya neden olduğuna inanıyor Dr.Perricone. Bu iltihaplanmayı azaltmak ve engellemek genç kalmayı ve sağlıklı olmayı sağlayacak. Yani tüm hücreleriniz sağlıklı ise sizde genç ve güzelsiniz. Güzellik içten gelen bir ışıltı.(Hala kremlerede inanıyorum ama sağlıksız bir bedene hiç bir kremin iyi geleceğini düşünmüyorum.)

Hollywood’da oldukça popüler bir doktor Dr.Perricone hayranları arasında Cate Blanchett, Kim Cattrall, Uma Thurman ve Julia Roberts' ı sayabiliriz.

Sizlerle de bilgilerimi paylaşayım istedim. Beni tanıyanlar bilir 140 yaşına kadar sağlıklı ve güzel yaşamayı ve yaşlanmayı planlıyorum. Bu yazıda Perricorne’dan öğrendiklerimi çok özet bir halde sizler ile paylaşacağım.





DR. PERRICONE’UN YAŞLANMANIN EFLAMATUAR TEORİSİ


1-SERBEST RADİKAL HASARI + ENFLAMASYON = HÜCRE BOZULMASI = YAŞLAN…

Fitness maceram

Mayıs ayının ilk haftası fitness a başlamaya karar verdim. Amacım en az bir sene haftada 3 gün spor yapmaya odaklanmak ve tam bir sene sonra hedeflediğim görüntüye ulaşmak idi. Dana öncesinde aerobik,neopilates, yoga gibi şeyler denemiştim ama bunları evde tek başıma yapıyordum. İlk defa bir salona yazıldım. Aradan 5 ay geçmiş, ben, ısrar ve inat ile gitmeye devam ediyorum.





Benim ilk anda farkettiğim yararlarına gelecek olursak. Salona gitmek sosyalleşmeyi sağlıyor. Ortamda hem dostluk hem de hafif bir rekabet havası var. Ramazan döneminde salona gittiğimde, kimi zaman benden başkası olmuyordu. Salon tamamen bana kalmış gibi hissediyordum. Bu motivasyonu arttıran bir öge değilmiş meğerse. Diğer arkadaşlarımı görüp birlikte spor yapmak, aralarda kısa sohbetler etmek çok daha eğlenceli hale getiriyormuş.



İnsan tek başına olunca kendi sınırlarını o kadar da zorlamıyormuş.Salonda rekabet insanı geliştiren bir durummuş. Salon, aletler,arkadaşlar,sauna gibi unsurlar evet güzel ama asıl m…