Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ÇOCUK KİTAPLARI NASIL YAYINA HAZIRLANIYOR?

Elma Yayınevi editörlerinden Demet Uyar'a bazı sorular yönelttim o da kırmadı beni sağolsun sorularımı cevapladı.



Neden çocuk kitapları yayınlamaya başladınız? Bu kararı almanıza neden olan etkenler nelerdi?
Elma Yayınevi olarak çoğunlukla iş-yönetim ve kişisel gelişim kitapları yayımlıyoruz. Bu alanda çocuklara yönelik kitaplar mevcut değildi, çocuklar için de kişisel gelişim kategorisinde kitaplar yayımlayabileceğimizi düşündük. Yayınevi olarak alanımız kişisel gelişim olduğu için okuyucularımızdan çocuklar için de kitaplar yayımlamamız yönünde talep aldık, bu yönde bir hedefimiz olduğu için de çocuklar için kişisel gelişim kitapları yayımlamaya başladık.


Çocuk kitapları yayınlamada hedefleriniz neler?
Çocukların kişisel gelişimine katkıda bulunabilmek ve kendilerini gerçekleştirmelerine biraz olsun yardımcı olabilmek.

Çocuk kitabı hangi aşamalardan geçerek son okuyucuya ulaşıyor ?
Öncelikle aday kitaplarımızı hedef kitlemiz olan çocuklara ve uzmanlar ile ailelere okutup onaylarını a…

En Çekici Kötü Adamlar

Herkesin çekici bulduğu adamlardan farklı tipleri çekici buluyorum. Az sert, az kusurlu olacak suratlar. Herkesin sevdiği parlak çocuklar gibi olmayacaklar.
Sinemanın,tv dizilerinin 3 kötü adamını çok çekici bulurum.Ray Liotta,Micheal Madsen ve Eric Roberts.

Hepsi de çok iyi oyuncular yalnız seçici değiller. Çok filmde oynamak fiyatlarını düşüren bir şey. Çok deneyimliler ama 3. sınıf filmlerin aktörleri onlar.

Her birine ayrı bir film ile tutulmuştum. Michael Madsen'i Vengeance Unlimited ile sevmiştim. Bu dizide Madsen, mazlumun intikamını almakla uğraşan, profesyonel bir "intikam alıcı"dır. Yardımlarının karşılığı, bir "iyilik borcu"dur ve her bölümde, geçmişten gelen iyilik borçlarını kullanarak, bölümün mazlumunun intikamını çok yaratıcı biçimlerde alır.


Eric Roberts ise geçirdiği bir kaza sonucu kötü adam kariyerine başlamıştır.1981 yılında geçirdiği ve 3 gün komada kaldığı trafik kazası sonucunda yüzünde kalan yara izi, onu kötü adam oynama saplantısına sü…

HAYATI ISKALAMA LÜKSÜN YOK SENİN !

Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan

ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahatolsun.

Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve

yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.

Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır.

Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadıneden beyaz değil?"

diye bir soruyla bilekarsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin.
Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın herzaman.
Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur.
İyihalin cezanda indirim sağlamaz.
Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken
o, "şunuyapmadın" diye cevap verecektir. Ve
ne söylesenkarşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır.
Üzülme, sen aşkı yaşanmasıgerektiği gibi yaşadın.
Özledin, içtin, ağladın,güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın.
"Peki o ne yaptı" deme.
Herkes kendinden sorumluduraşkta.
Sen aşkını doya doya yaşarken
o kendine engeller koyuyorsa bu…

L'OREAL RENOVISTE DENEYIMI:)

Ne demistik peeling demistik, cilt bakimi demistik,kür demistik:) Sevgili Sour ile yaptigimiz bir konusma ertesinde ben de kosa kosa onun memnun kaldigi bu kürü almaya gitmistim:)
Su gune kadarki olanlari size bir bir aktariyorum:)
Hani ilk glikolik asidi cildimize surup 5 dakika beklettigimiz an var ya. Saniyorum ki (eger gercekten cok cok hassas,egzemali bir cildiniz yoksa) tum cilt tipleri bu kürü uygulayabilir. Ben denek olarak kendimi bu ise adadim ya; 5 dakikadan da fazla tutmaya karar verdim bir seferinde sirf etkisini gorebilmek icin. Hani 5 dakikadan sonra ne oluyor diye. Yine de cildimde bir kizarma bozarma hassaslanma olmadi.
Tabii bu uygulamayi yaparken konu uzerinde de arastirma yaptim. Bizler bunu evde uyguladigimizdan ve isin profesyoneli olmadigimizdan bizi profesyonellerin kullandigi gibi bir asit yuklemesiyle eve gondermiyorlarmis tabii:) Glikolik asit yuzdesi sadece yuzde 10. O yuzden tekrar ediyorum cok cok hassas hemen irite olan bir cilt tipine sahip degilseniz bu…

Kapanış ve Ödül Töreni

13. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin “Kapanış ve Ödül Töreni”, 13 Mayıs Perşembe günü saat 19.00’da Kızılırmak Sineması’nda yapılacak.

Kapanış töreninde festivalin iki ödülü sahibini bulacak. Bunlardan ilki, Türkiye sinemasında son bir yıl içinde gösterime girmiş filmlerde rol alan genç kadın oyuncuların aday gösterildiği “Genç Cadı Ödülü”.

Festivalin dört üniversiteden akademisyenler, sinema yazarları ve oyunculardan oluşan Danışma Kurulu’nun oylarıyla belirlenen ödül, kapanış töreninde açıklanacak. Törene, Genç Cadı adaylarından Berrak Tüzünataç, Damla Sönmez ve Selma Ergeç de katılacak.

Genç Cadı Ödülü, genç kadın oyuncuları yüreklendirmek, onların sinema yolculuklarını destekleyerek bu alandaki üretimlerine dikkat çekmek ve Türkiye sinemasında kadınlara yönelik güçlü, olumlu kadın rollerinin yazılmasını teşvik etmek amacıyla veriliyor.

İlki 2009 senesinde sahibini bulan Ödül için bir sene boyunca gösterime girmiş Türkiye yapımı filmler değerlendiriliyor. Başr…

SAUNA

Fitness sonrası sauna kullanmaya başladım. Saunanın kapısında bir seansın 300 kalori kadar yakmaya neden olacağı yazıyordu. Bende bu mekanizmayı ve saunanın çıkışını, sağlığa etkisini merak ettim. Sıcaktan bunalacağımı düşünüyordum. Aynı nedenden hamama bile gitmeyen insandım. Spor sonrası 10 dakika deneyebilirim dedim ve ilk defa ellerimin üzerindeki derinin bile terlediğini gördüm. Verdiği his inanılmaz rahatlatıcı idi.
Sonra arkadaşım Tolganın (nam-ı diğer Niketese )ekşi sözlükte ,sauna başlığı altına yazdıklarını okudum

'' Evet saunaya girdiğimizde bolca terleriz. Terlemek vucuttaki toksinlerin, kimyasallarin ve yağlarinin atılması için iyi bir yoldur. Derimiz nefes alır, gÖzenekleri açılır... Ayrıca dakikada ortalama 75 kere atan kalbimiz, saunaya girildikten sonra dakikada 150 atışa kadar ulaşmaktadır. Bu artış ile vucuttaki kan dolaşımı hızlanmaktadır. Ancak sıcaklık yüzünden damarların halihazırda genislemesi sebebi ile kan basinci artmamaktadir. Bu sayede, yani kan dol…

ELMA ÇOCUK

Bugün çok mutlu olduğum bir gün. Bir süre evvel (Kasım 2009) Elma yayınevinin yayın danışmanları arasına katıldım. Bana çocuk kitapları serisine başlayacaklarından bahsetmişlerdi. Çocuk gelişimi uzmanı olarak çocuk kitaplarını okuyup değerlendirmem isteniyordu.











Bu değerlendirmeleri tek başıma yapmıyorum. Benden başka bir çok yayın danışmanı var elma yayınevi'nde. Kitap kurdu olarak kendini tanımlayan bir insan için bundan daha güzel bir macera olamazdı. Bugün yayın evinin editörlerinden Demet Uyar'dan bir mail aldım. Hazırlanış aşamalarına şahit olduğum bir kitap nihayet basılmış ve raflardaki yerini almış. İnsanın bir kitabın içinde adını görmesi çok hoş bir duyguymuş :))))


Sevgili arkadaşlar,

Türkiye’nin dört bir yanına gidip uğur böcekleriyle birlikte okullarda,

Çocuk Esirgeme Kurumlarında ücretsiz eğitimler veren güler yüzlü Şerif Amca

şimdi sizler için bir kitap yazdı. Anlatacak hikâyeleri vardı.

Büyürken fark etmeniz gereken şeyler olduğunu biliyordu.

“Gidip de göremediğim ço…

AYIN KİTAPLARI

Pelin'in haftanın kadını köşesine özenip böyle bir başlık atasım geldi.

Dün 3 kitap sipariş ettim bu sabah elime geçtiler.
Bende sipariş ettiklerimi sizinle paylaşayım dedim.


İlki Tom Robbins'in ağaçkakan (still life with woodpecker) isimli romanı. Ayrıntı yayınlarından çıkmış aslında yeni bir kitap değil ama ben yeni keşfediyorum. Daha evvel yazarın Dur Bir Mola Ver (another roadside attraction ) isimli kitabını okumuştum. Yazış şekli ile adama aşık oldum. Yarattığı dünyalarda yaşamak istiyorum. İşin tuhaf yanı o ilk kitap aylarca kitaplığımda durmasına rağmen okumamıştım. Ta ki bir arkadaşımın kitabın 120. sayfasını oku ve yorum yap demesine kadar. Sadece orasını okumayayım ben tamamından sonra yorum yapayım, diyerek okumaya başladım. Neler kaçırmışım ! Bazı yazarların tüm kitaplarını edinmek istiyorum Tom Robbins de benim için onlardan.






Laura Esquivel den daha evvel bahsetmiştim.(yemek bloğumda)Saklı lezzetler yeni basılan bir kitap elimdeki de ilk baskısı.Yemek yapma tut…

2 Days in Paris

Julie Delphy 'ye before sunset ve before sunrise filmlerinden beri bayılıyorum. Öylesine girmiştim 2 Days in Paris filmine. Gülmekten yanaklarım ağrımıştı. Ve sonunda o aşağıdaki sözleri söylerken gözlerimden yaşlar boşanıyordu. Çok konuşan bir kadın julie Delphy. Onun söylediklerini dinlemeye ve izlemeye bayılıyorum.


Birinin önce sizi çok sevip,sonra hiçbir şey hissetmiyor hale gelmesi beni hep hayrete düşürmüştür.

Bu durumda çok canım yanar. Birinin beni terk edeceğini hissedersem önce ben gidip ondan ayrılırım.


İşte alın. Bir eksik, bir fazla. Harcanmış bir aşk hikayesi daha. Bu kez gerçekten çok sevmiştim oysa.


Bittiği zaman bir daha hiç karşılaşmayacağımızı düşünmüştüm.

Evet. Bir gün bir yerde karşılaşıp birbirimize yeni sevgililerimizi tanıştıracağız.

Aramızda hiçbir şey olmamış gibi davranacağız.

Ta ki birbirimizi neredeyse tümüyle unutana dek yavaş yavaş birbirimizi daha da az hatırlayacağız.

Neredeyse...

Benim hikayem hep aynı Ayrıl, kırıl...iç, eğlen,biriyle tanış, seviş.....…

Gelecekteki Sevgiliye Mektup

Erkeğim,

Tüm hayatım boyunca senin gelmeni bekledim. 30'undan sonra her haltı biliyorum ben havalarına girip öğrenmeyi bırakan erkeklerden çok fena yorulmuştum. Senin gözlerinde ise bir çocuğun ışıl ışıl meraklı gözlerini görüyorum. Spor yapmak gereklilik değil, hala oyun oynamak anlamına geliyor senin için. Sanırım o yüzden bu kadar olumlu bakıyorsun dünyaya. Kanındaki seratonin miktarı sağlıklı yaşamandan geliyor olmalı.

Şimdiye kadar hep vermeyi denedim. Seninle beraber ilk kez almanın ne kadar keyifli olduğunu öğreniyorum. Beni geliştiriyorsun. Seninle birlikte iken ben de meraklı bir çocuğa dönüşüp yeni şeyler öğreniyorum. Yeni lezzetler tadıyorum. Yeni yerler görüyorum. Yeni fikirler ediniyorum.
Şimdiye kadar düşünmediğim şeyleri düşünmeme neden oluyorsun.
İlk kez bir adam düşünsel tatmin duygusunu bu denli yoğun yaşatıyor bana.
Küçük hesaplar adamı değilsin.
Dedikodu yapmazsın , kimseyi yargılamazsın.
Hayatta herkes yanlış şeyler yapar bir gün benim başıma da, senin başına da böyl…

L'oreal Castıng Creme Gloss

Sizi bilmiyorum ama saçlarımla uğraşmaya bayılan bir insanım. Riske girerim uzun saçlarımı kısacık kestirebilirim, koyu renk saçlarımı birden turuncuya yakın bir kızıla boyayabilirim. Bazen bu işlemleri kuaföre bıraksam da kendi üzerimde deneyler yapmayı da seviyorum. L'oreal Castıng Creme Gloss bu deneyler sırasında en son denediğim saç boyası. Sonuca bayıldım.

Saçlarımı boyadığımda en sinir olduğum şey yıkanırken krem öncesi sert, keçe gibi olmasının verdiği his idi. Artık bu his yok ! Sanki saçlarımı hiç boyamamışım gibi yumuşacık. Boyamak da kolay öyle uzun dakikalar beklemek beklerken ısı vermek gibi yorucu ve zaman alıcı işlemler yok. 20 dakika sürüyor bekleme süresi.Amonyaksız olduğundan genzi yakan kokulara da elveda dedirtiyor. Turuncu görünen saçlarımı önce nar çiçeği kızılına sonra da çikolata kahvesine boyadım. Sonuçtan çok memnun kaldım renkler doğal duruyor.Saçlarım çok daha canlı ve parlak görünüyor.Kızıldan neden çikolata kahvesine geçtin derseniz Evangeline Lill…