7 Nisan 2010 Çarşamba

3D Sinema Keyfi

Bu hafta sonu "Clash of the Titans - Titanların Savaşı" adli filmi izledim. Her zamanki gibi 3D keyfinin tadını çıkardım. Mitolojik hoş bir hikaye, biraz aksiyon vs. Çok mu süperdi? Yok. Kötü müydü? Kesinlikle değil. Eğlenceliydi gerçekten de. Ama Avatar'dan sonra izlemiş olmasaydım daha çok beğenirdim sanırım.

İlk kez Ankamall (o zamanlar Migros idi) Imax Sinemasında 3D ile tanışmıştım.Hemen nasıl çalıştığını öğrenmiştim. Normal sinemalarda tek projeksiyon olurken, imax’te her biri RGB (red-green-blue) bileşenlerinden birini gönderen 3 projeksiyon vardı. Özel gözlükleri ile 3 boyutlu izlenimi yaratılıyordu. Imax perdeleri ve salonları devasa idi. Film başlamadan önce elinde mikrofon ile bir bayan, salon ve perde büyüklüğü hakkında bilgi veriyordu. Demişti ki perde 16 metre (5-6 katlı bir apartman kadar) yüksekliğe ve bir basket sahası genişliğine sahipti. Şimdi düşünüyorum da biri filmden önce gelip böyle bişey anlatsa olaya çok gülerim ama o zaman hiç yadırgamamıştım nedense. Belki de normal filmlerin 3-4 katı kadar ödeme yapınca normal gelmiştir. :)
İlk izlediğim film "T-REX: Dinozorlar Devrine Dönüş" idi. Gerçekten de dinozorlar devrine dönmüş gibiydim. Dişleri burnumun dibindeydi. Ayak sesleri sanki heme ardımdan geliyordu.

Konu çok anlamlı değildi. Sadece 45 dk sürüyordu ve çok pahalıydı. Lakin çok eğlenceliydi. Bir de film önesi gösterilen 3D çizgifilm vardı ki anmadan geçemeyeceğim. izleyenler bilir, süper bir şeydi. O kadar gerçekçiydi ki uçuşan baloncukları yakalamaya çalışan insanlar vardı etrafta.

Gün gelecek tüm filmler böyle olacak diyorlardı o zaman. Gel gelelim o zamanlar sadece 3 film vardı. Bense sadece T-rex'i izleyebilmiştim. Sonunda gün geldi, gerçekten de 3D filmler sardı etrafımızı. (Korsanla mücadelenin payı büyük tabi bu işte.) Daha uzun, daha anlamlı konuları olan filmler çekilmeye başlandı. Eh tabi ben de 3D fanı olarak bu işten gayet memnunum.

Gözlükler gözümde ağırlık yapsa da, baş ağrısı yaratsa da gene de keyifli işte. Üstelik eskisi kadar pahalı da değil. Ama bunu da bir bedeli var: Eskisi kadar içine giremiyorsunuz filmin. Burnunuzun dibine kadar gelmiyor ya da boşluğa düşüyormuşsunuz gibi hissettiren bir sahne gerçekten de adrenalin salgılamanıza sebep olacak kadar gerçekçi değil. 3D bir dünyaya uzaktan bakıyorsunuz sadece. Zamanla gelişeceğini umuyorum. Korsandan kaybedilen parayı 3D ile kazandıklarında daha da etkileyici şeyler üreteceklerini umut ediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts with Thumbnails